3 Ekim 2026 Cumartesi

GÜVENSİZLİK ÇAĞINDA BAĞ KURMAK:

 


RUKİYE SULTAN DİYOR Kİ:

GÜVENSİZLİK ÇAĞINDA BAĞ KURMAK:

Günümüz İnsan İlişkilerinin Sessiz Sınavı*

İnsan, tarihi boyunca hayatta kalabilmek ve varlığını anlamlandırabilmek için ötekine ihtiyaç duymuş sosyal bir canlıdır. Kadim toplum kurgularında bir araya gelmek; sığınacak bir liman ya da tehlikelere karşı ortak bir kalkan anlamı taşırken, 21. yüzyılın dünyasında insan ilişkileri köklü bir kabuk değişimine uğramıştır.

Günümüz insanının ilişkiler ağında karşılaştığı en büyük ve en derin yara şüphesiz ki sistematik güvensizlik duygusudur. Modern yaşam bizi daha önce hiç olmadığı kadar bağlantıda kılarken, aynı zamanda hiç olmadığı kadar yalnız ve temkinli hale getirmiştir.

*Akışkan Modernite ve Seçenek İllüzyonu*

Günümüz insan ilişkilerindeki güvensizliğin temellerini anlamak için içinde yaşadığımız çağın getirdiği dönüşümlere bakmak gerekir. Sosyolog Zygmunt Bauman'ın "Akışkan Modernite" olarak tanımladığı bu dönem, her şeyin hızla tüketildiği, geçici olduğu ve kolayca gözden çıkarılabildiği bir düzene işaret eder.

İnsan ilişkileri de bu akışkanlıktan nasibini almıştır. Sosyal medya platformları ve dijital iletişim araçları hayatımıza binlerce seçenek illüzyonu katmıştır. Ancak bu kadar çok seçeneğin varlığı, bireylerde "her an daha iyisinin bulunabileceği" düşüncesini doğurmakta, bu da kurulan bağların derinleşmesini engellemektedir. Bireyler, kaybetme korkusuyla bir başkasına tamamen açılmak yerine, duygusal yatırımlarını kısıtlamayı ve kendilerini koruma altına almayı tercih etmektedir.

Bunun yanı sıra, modern bireyin kendini koruma mekanizması olarak geliştirdiği aşırı temkinlilik, güvenin en büyük düşmanı haline gelmiştir. İnternet çağında bilgiye ulaşmak kolaylaşırken, samimiyete ulaşmak zorlaşmıştır. Zayıf yönlerini, yaralarını ya da şeffaflığını bir başkasına sunmak, günümüz dünyasında bir bağ kurma cesareti olarak değil, istismara açık bir zayıflık olarak algılanmaktadır.

Sonuç olarak insan, kırılmaktan, aldatılmaktan veya yarı yolda bırakılmaktan korktuğu için karşı tarafa sürekli bir şüphe süzgecinden bakmakta. Bu durum, henüz başlamamış ilişkilerin bile temeline güvensizlik tohumları ekmektedir.

*Güvensizlik İçeride Başlar*

Güvensizliğin bir diğer boyutu bireyin kendi iç dünyasında başlar. Kendine güvenmeyen, kendi değerini başkalarının onayına veya performansına bağlayan birey, ötekine de güvenmekte zorlanır.

Günümüzün rekabetçi, performans odaklı ve sürekli mükemmellik talep eden toplum yapısı insanı kendi yetersizlikleriyle baş başa bırakmaktadır. İletişimde şeffaf olmak yerine stratejik davranmak, duyguları olduğu gibi yaşamak yerine yönetmek gerektiğine dair yaygın inanç, ilişkileri doğal bir paylaşım alanı olmaktan çıkarıp bir güç mücadelesine dönüştürmektedir.

Ancak unutulmamalıdır ki güven, bir ilişkide hazır bulunan bir veri değil; zamanla, emekle ve karşılıklı tutarlılıkla inşa edilen dinamik bir süreçtir. Risk almadan, incinme ihtimalini göze almadan ve kendimizi olduğu gibi ortaya koymadan gerçek bir bağ kurmak mümkün değildir.

 

Günümüz insanının bu derin yalnızlık ve güvensizlik çemberini kırabilmesi ancak kusursuz iletişim beklentisinden vazgeçip sahici olanı aramasıyla mümkündür. Güvensizlik krizi yalnızca bireysel bir tercih değil, çağın sosyo-psikolojik koşullarının bir yansımasıdır.

Dijital ekranların arkasına saklanarak, duygusal duvarlar örerek korunduğumuzu sanırken aslında en temel insani ihtiyacımız olan derin bağlardan mahrum kalıyoruz. Güvensizlik çağında yapılabilecek en devrimci eylem, şüphenin kolaycılığına kaçmak yerine samimiyetin ve şeffaflığın cesaretini seçebilmektir.

*Yazan: Rukiye Demir*

3/10/2026


8 Mart 2024 Cuma

kadınlar günü kutlu olsun.

 RUKİYE SULTAN DİYOR Kİ:

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla.  Esirgeyen bağışlayan Allah'ın adıyla. 

Herhalde kadınlarımıza zulmeden, döven, söven, öldüren Allah'sızlar bu kelimenin ne kadar önemli olduğunu idrak etseler, zulümlerini yapmazlar. 

Bizleri yaratan Allah'ın ne kadar kadınlara önem verdiği bu iki Rahman ve Rahim'in içinde gizlidir. 

Bugün 8 Mart Dünya Kadınlar günü. Birleşmiş milletler tarafından 1977'de kabul edilen "Dünya Kadınlar Günü" cinsiyet eşitliği, kadınların siyasi ve sosyal yerinin geliştirilmesinin yanı sıra konu hakkında farkındalık oluşturulması amacıyla her yal 8 Mart'ta kutlanıyor. 

"Dünya'da her şey kadının eseridir. " demiş Türkiye'nin ve Dünya'nın en büyük lideri Mustafa Kemal Atatürk.

Adam olmadan önce insan olabilmenin en temel unsurudur kadın olmak. Çoğu zaman değil, her zaman, her gözün nuru, hayatın can damarıdır Kadın.

Doğumuyla babasına cennet kapılarını açan, evliliği sebebiyle eşine imanın diğer yarısını sunan, anne olunca cennet ayaklarının altında olandır KADIN.

İYİ Kİ KADINIM...

Kendime has bir güzelliğim,


Kendi doğru bildiklerim,

Biraz çocukluğum,

Biraz deliliğim, çokça iyiliğim, 

Hem dağınıklığım, hem titizliğim var.

Ellerimde becerim, doğurmadğıma bile 

Kalbimde sonsuz hissettiğim bir merhametim var.

.İyi ki kadınım; en karanlıkta bile 

kendime ışık olacak bir gücüm var.

TÜM ÜLKEMDE YAŞAYAN KADINLARIMIZIN KADINLAR GÜNÜ KUTLU OLSUN. 


Rukiye Demir

08,03.2024

26 Aralık 2023 Salı

MİNİK KALPLER BÜYÜK SEVGİ HAK EDER

 SEVGİ DOLU BİR VETERİNER KLİNİĞİ


''Minik kalpler büyük sevgi hak eder'' misyonu ile kurulmuş olan PET'S CHOICE Veteriner Kliniği, sevimli dostlarımız için büyük bir özveri ile çalışıyor.



Ankara'da Veteriner Hekim H. İrem Düzenli tarafından kurulmuş olan klinik, can dostlarımız ve sizler için sıcacık ve güvenli  bir aile ortamı sunuyor. 



Minik dostlarımızın yaşam kalitesini her şeyin üstünde tutan klinik, uzman kadrosu ile başta koruyucu hekimlik olmak üzere, aşı takibi, dahiliye, check-up, oftalmoloji&jinekoloji cerrahisi ve yumuşak doku&ortopedi cerrahisi sağlık hizmetlerini, veteriner tıbbın ulaştığı en üst düzeyde sunuyor. 

Pet shop, pet kuaför ve banyo hizmetleriyle de dostlarımızın güzelliğine güzellik katıyor.


PET'S CHOICE sıcacık ve güvenle hazırlanmış temiz odaları ve her türlü güvenlik önleminin tüm detayları ile düşünüldüğü geniş bahçesiyle konforlu bir ''Pet Otel'' hizmeti de vererek can dostlarımıza sevgi dolu ve huzurlu bir aile ortamı yaşatıyor. 

PET'S CHOICE Veteriner Kliniği: 
Mutlukent Mahallesi Angora Bulvarı No: 16 Çankaya-ANKARA - 0 312 235 18 04






9 Şubat 2023 Perşembe

BİR ÇİVİ BİLE OYNAMADI

BELEDİYE BAŞKANI BİR ŞEHRİ DEPREMDEN KURTARDI


Salih Gün, 6 Şubat 2023 günü 10 ilimizi birden derinden yaralayan, tüm ülkenin yüreğine ateş düşüren Kahramanmaraş merkezli 7,7 ve 7,6'lık iki büyük depremin ardından adından söz ettiren tek belediye başkanı olarak takdir edilerek tekrar hatırlandı.

Yaşanılan bu büyük felaket akıllara 17 Ağustos 1999 yılında gerçekleşen 7.6'lık Marmara Depremi'ni getirdi. Bu büyük felakette o bölgede depremden bir çivi bile oynamadan kurtulan tek yer ise Kocaeli'nin Dilovası ilçesine bağlı Tavşancıl oldu. 



Peki Tavşancıl bu büyük deprem felaketinden nasıl sapasağlam çıkmıştı?

1989 yerel seçimlerinde Salih Gün Belediye Başkanı seçildi. Salih Gün göreve geldiği ilk an vakit kaybetmeden bir imar planı hazırlamak için kolları sıvadı. Kocaeli Üniversitesi'nden bilim insanlarını getirterek bölgede analizler yaptırdı. Bilim insanları hazırladıkları zemin etüt raporunda deprem riskine dikkat çekti. Beldenin Kuzey Anadolu Fay Hattı üzerinde yer aldığı belirtilerek buna uygun bir plan çizildi. Salih Gün tüm bu bilimsel raporları dikkate alarak bir imar planı hazırladı ve vakit kaybetmeden uygulamaya başladı. Bu plan doğrultusunda başta yüksek kat sınırlaması olmak üzere çeşitli kurallar koydu.

''BURASI DEPREM BÖLGESİ KESİNLİKLE OLMAZ''

Evler genellikle iki katlı ve birbirine yakın değildi. Mahalle sakinleri o zaman bu köy görüntüsünden çıkmak isteyerek evlerine kat çıkmak istediler, izin vermeyen Başkan'a sertçe tepki gösterdiler. Akrabaları, hatta babası dahil olmak üzere Salih Gün'ün duruşu çok netti. ''Burası deprem bölgesi kesinlikle olmaz.''

Ve 1999 depremi sonrası tüm halk Salih Gün'e hak verdi. Deprem sonrası bir spikerin sorularına verilen cevaplar ekranlarda yayınlandığında Tavşancıl ve Salih Gün Türkiye'nin olması gereken, yapılması gereken ve asla taviz verilmemesi gereken bir gerçeğinin umudu oldu.

Spiker: Başkanım Merhaba
Salih Gün: Merhaba
Spiker: Kaç ölünüz var?
Salih Gün: Ölü yok
Spiker: Kaç yaralınız var?
Salih Gün: Yaralı yok
Spiker: Ağır hasar?
Salih Gün: Ağır hasar binamız yok.


İşte kayıtlara geçen bu konuşma Türkiye'nin ''Deprem'' gerçeğine bilimin ışığında ilkeli ve doğru bir şekilde hareket edildiğinde nasıl meydan okunabileceğinin bir kanıtıdır. 


Haber: Funda Tümer

17 Aralık 2022 Cumartesi

Rusya, Ukraynayı işgale hazırlanıyor.

 ABD: Rusya, Ukrayna’yı işgal için ihtiyaç duyduğu birliklerinin yüzde 70’ini teyakkuza geçirdi 

                                                    Rusya'nın askeri tatbikatı

ABD istihbaratına göre Rusya, Ukrayna’nın tamamını işgal etmek için ihtiyaç duyduğu muharip birliklerinin yüzde 70’ini şu anda teyakkuza geçirmiş durumda.

Yine istihbarat yetkililerine göre Rusya, Ukrayna ile ortak sınırına birlik göndermeye devam ediyor.

Reuters’e konuşan iki yetkili, Rusya’nın Ukrayna sınırına gönderdiği tabur sayısının son iki hafta içinde 60’dan 83’e çıktığını, 14 taburun ise şu anda bölgede konuşlanmak için yolda olduğunu aktardı.

Aynı yetkililere göre olası işgal için gerekli Rus birliklerinin sayısı 15 Şubat itibarıyla yeterli seviyeye ulaşacak. Rusya’nın sınırdaki asker yığınağının kasım ayından bu yana 100 bini geçtiği biliniyor.

"Rusya'nın Ukrayna'yı işgali durumunda 50 bin kişi ölür"

Bu arada ABD ordusu ve istihbarat yetkilileri Rusya'nın Ukrayna'yı işgali durumunda 50 bin kişinin ölebileceği ve 5 milyon kişinin mülteci konumuna düşebileceği yönünde durum tespiti yaptı.

ABD medyasında yer alan habere göre, ABD ordusu ve istihbarat yetkilileri, Kongre ve Avrupalı ortaklarına Ukrayna-Rusya krizi hakkında brifing verdi.

“Kiev iki gün içinde düşer”

Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik büyük çaplı bir işgal için hazırlıkları tamamlamaya yakın olduğunu belirten yetkililer, işgal durumunda 50 bin kişinin ölebileceği ve 5 milyon kişinin mülteci konumuna düşebileceğini ifade etti.

Başkent Kiev'de hükümetin iki gün içinde düşeceği değerlendirmesinde bulunan yetkililer, Ukrayna sınırında her biri yaklaşık 750 askerden oluşan 83 Rus taburu bulunduğunu belirtti.

Ukrayna krizi neden ortaya çıktı?

ABD Başkanı Joe Biden, çarşamba günü Doğu Avrupa'daki NATO ülkelerine 3 bin civarında asker gönderilmesi talimatı vermişti. Bu birliklerin ilk bölümü dün Almanya ve Polonya’ya ulaşmıştı.

Ukrayna ve Gürcistan’ın NATO ile yakınlaşması Rusya’nın son dönemde Batı ile ilişkilerinde yeni bir kriz yarattı.

Rusya, buna Ukrayna ile ortak sınırına asker yığınağı yaparak ve yakın komşuları Kiev ve Tiflis’in NATO’ya katılımına izin vermeyeceği tehdidinde bulunarak yanıt verdi.

Kaynak:https://tr.euronews.com/2022/02/06/abd-rusya-ukrayna-y-isgal-icin-ihtiyac-duydugu-birliklerinin-yuzde-70-ini-teyakkuza-gecirdi

Ek kaynaklar • AFP, AP, AA


27 Ocak 2022 Perşembe

vatan severler partisi başkanı Yılmaz Gülümser

 

VATAN SEVERLER PARTİSİ GENEL BAŞKANI YILMAZ GÜLÜMSER İDDİALI KONUŞTU

Vatan Severler Partisi Genel Başkanı Yılmaz Gülümser Zile Endüstri Meslek Lisesinden mezun olduktan sonra Anadolu Üniversitesinde okumuş olup, Ankara’da yaşamaktadır. Memleketi Tokat Zile’dir.

Başkan Yılmaz Gülümser önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyetimizde Vatan Severler Partisi olarak, inançla, azimle, kararlılıkla seçimlere katılım kapsamında disiplinli bir şekilde ilerlemekteyiz, dedi.

Yurdun bütün her yerinde ve şehirlerimizde İl Başkanlarımız, tüm ilçelerimizde İlçe Başkanlıklarımız, Belde Başkanlarımız ile köy ve mahalle başkanlıklarımızın atanması için çalışmalarımız başlamış olup, vatandaşlarımızın bizlere göstermiş oldukları teveccüh ile atamalar sürat le yapılmaktadır,

Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde gezdiğimiz her il, ilçe, belde, köy ve mahallelerde Mustafa Kemal Atatürk’ün yolundaki vatansever halkımız partimize üye olarak bizlere heyecan katmaktadırlar, diye memnuniyetini ifade etti.

Genel Başkan Yılmaz Gülümser, Vatan Severler Partisi çatısı altında üye kayıtlarımız büyük bir heyecanla ve gururla artarak devam etmektedir, dedi.

Vatan Severler Partisi Başkanı Gülümser; Türkiye Cumhuriyetimizin her bölgesinden gelen katılımcılar, bizlere büyük güç ve kuvvet vermekte olup, gelecekte büyük bir parti olarak Türkiye Büyük Millet Meclisinde yerimizi alarak, halkımıza en güzel hizmeti vereceğimize inanıyoruz,

Vatan Severler Partisi’ne kuruluşumuzdan itibaren maddi ve manevi katkılarıyla gerekli desteği veren dava arkadaşlarımızla gurur duyuyoruz. Vatanseverlerin bizleri sonuna kadar destekleyeceklerine de eminiz,

Vatan Severler Partisi çatımız altında bizlerle sevgiyle, ilgiyle, saygıyla, kararlılıkla yanımızda olan fedakâr Türk Milletimize sonsuz minnetlerimizi sunuyoruz, dedi.

Dünyanın her kıtasına yerleşmiş, yurt dışında yaşayan Türk Milletimizden de maddi ve manevi desteklerini esirgemedikleri için sonsuz teşekkürler ediyoruz diye sözüne devam eden,

Vatan Severler Partisi Başkanı Yılmaz Gülümser; önceliğimiz Türk Milletimizdir, Türkiye Cumhuriyetimizdir, diyerek yollarında emin adımlarla yürüyeceklerini söyledi.

 

20 Mart 2021 Cumartesi

Anadolu Kadınlar Birliği (Bacıyan-ı Rum)

Anadolu Kadınlar Birliği (Bacıyan-ı Rum)

Derleyen: OyaKESKİN

Ahilik teşkilatının kadın kolu olarak Ekonomi, eğitim ve sosyal alanlarda maddi ve manevi yapıyı birbirine harmanlayarak Anadolu’yu Anadolu yapan yapının özünü ortaya koymuşlardır. Bacıyan-ı Rum Teşkilatı, kadınlar arasındaki yardımseverliğin, konukseverliğin, doğruluk ve merhamet duygusunun Anadolu’da gelişmesine katkı sağladığı gibi Türk dilinin, Türk kültürünün ve İslam anlayışının kadınlar arasında yayılmasını da hızlandırmıştır


"Bacıyan-ı Rum", Anadolu Kadınlar Birliği anlamını taşımaktadır. "Bacı" kelimesi, abla, kızkardeş anlamına gelmektedir. "Bacı" kelimesi, günümüzde Anadolu'nun bir çok şehrinde yaygın olarak kullanılmaktadır. "Rum" kelimesi ise Anadolu anlamını ifade etmektedir.

İlme, sanata ve ahlâka son derece önem verilen Ahilikte, kadının da sosyal ve ekonomik hayatta önemli bir yeri vardı. Kadınların teşkilatlanıp gelişmesi için Ahi Evran'in eşi Fatma Bacı, dünyanın ilk kadın teşkilatı olan "Bacıyan-ı Rum" teşkilatını yani Anadolu Kadınlar Birliği'ni kurmuştur.

Örneğin Kayseri'deki Ahiler tarafından kurulan sanayi sitesinde hanımlara mahsus çalışma yerleri de bulunurdu. Bacıyan-ı Rum teşkilatına mensup hanımlar bu sanayi sitesinde el sanatlarını ve mesleklerini icra ediyorlardı. Kadınlar daha çok çadırcılık, keçecilik, nakışçılık, örgücülük, kilim ve halı dokumacılığı, ipek ve pamuk ipliği üretimini gerçekleştirmişlerdir. Çalışan kadınlar gerek mesleki ve teknik konularda, gerekse ahlaki konulardaki çağın gerektirdiği eğitim ihtiyacını "Bacıyan-ı Rum" teşkilatında karşılıyorlardı.

Birçok batılı araştırmacı, tarihin o döneminde Anadolu'daki kadınların bir araya gelerek bugün ki anlamda bir sivil toplum örgütü kurmalarını hayretle karşılamıştır. Alman araştırmacı Franz Taeshner de bunlardan biridir. Franz Taeshner, Ahilik teşkilatı ile aynı dönemde kurulan bu teşkilatın varlığına inanamaz. Çünkü o çağlarda Türk kadınının böyle bir sivil toplum örgütünü kuracak kadar bilinçlendiğine akıl erdiremez.

En eski Osmanlı Devleti tarih yazarı Aşık Paşazade Anadolu'da kurulan Ahilik teşkilatı (Ahiyan-ı Rum) yanında bir diğer sosyal zümre olan Bacıya-ı Rum (Anadolu Kadınlar Birliği)'dan bahseder.

Bacıya-ı Rum teşkilatı, Anadolu kadınlarını, gerektiğinde düşmanlara karşı vatan savunmasında eşlerinin yanında mücadele etmesi ve gerektiğinde de kültürde, sanatta, edebiyatta, sosyal ve ekonomik alanlarda kalkınıp gelişmesini sağlamak için teşkilatlandırmıştır. Anadolu Kadınlar Birliği, kadınlar arasındaki yardımseverliğin, konukseverliğin, doğruluk ve merhametliğin gelişmesine katkı sağladığı gibi Türk dilinin, Türk kültürünün ve İslam anlayışının kadınlar arasında yayılmasını hızlandırılmıştı

Anadolu Kadınlar Birliği, Ahilerin kadınlar kolu olarak yetim ve kimsesiz genç kızları himayesine almış, onların eğitimlerinden, ev-bark sahibi olmalarından sorumlu olmuşlardır. Bunun dışında kimsesiz ihtiyar kadınların bakımı, genç kızların evlendirilmesi gibi birtakım sosyal hizmetlerde bulundular, maddi sıkıntı içinde olanlara yardım elini uzatmışlardır.

Sosyal, ekonomik, kültürel ve ahlâki ilkeleriyle Ahilik kültürü, fertlerin hak ve özgürlüklerine ayrıca önem vermektedir. Ahilik teşkilatının erkek üyelerine "Eline, beline, diline sahip ol!" yani "hırsızlık etme, başkasının namusuna göz dikme, başkası hakkında kötü konuşma" prensibi benimsetilip yaygınlaştırılırken, şüphesiz iş birliği yaptıkları Anadolu kadınları o günkü adıyla Bacıyan-ı Rum teşkilatı aracılığıyla da hanımlara, "Eşine, işine ve aşına dikkat et!" yani "eşine yardım et, onu evine bağla, işine ve geçimine dikkat et" prensipleri benimsetiliyordu.

ÖZETLE:

Ahilik teşkilatının kadın kolu olarak Ekonomi, eğitim ve sosyal alanlarda maddi ve manevi yapıyı birbirine harmanlayarak Anadolu’yu Anadolu yapan yapının özünü ortaya koymuşlardır. Bacıyan-ı Rum Teşkilatı, kadınlar arasındaki yardımseverliğin, konukseverliğin, doğruluk ve merhamet duygusunun Anadolu’da gelişmesine katkı sağladığı gibi Türk dilinin, Türk kültürünün ve İslam anlayışının kadınlar arasında yayılmasını da hızlandırmıştır.

Anadolu Bacıları olarak da anılan Bacıyan-ı Rum’a mensup olanlar yerleştikleri en ücra yerlerde dahi o bölgenin halkıyla kısa sürede kaynaşmış, hanımlar arasında dini konularda otorite olmuşlardı. Ahi zaviyesinde gelen konuklara yemek hazırlamada, savaş zamanlarında ordunun ihtiyacı olan elbise ve savaş malzemelerinin bakımında ve onarımında önemli görevler üstlenmişlerdi. Bacıyanlar bulundukları topluluktaki kadınları organize ederler, bakıma muhtaç yaşlıları gözetir, ihtiyaç sahibi evlenecek genç kızlara yardım eder, çeyizlerini düzer, onları evlendirirlerdi. Yetim çocukların bakımı, eğitimi ve yetiştirilmesinden de Bacıyan-ı Rum sorumluydu.

 Bacıyanlar aynı zamanda eli iş tutan, zanaat bilen kadınları çadır, halı ve kilim dokuması, nakışçılık, örgü, ip ve ipek üretimi dallarında yetiştirirlerdi. Bacıyan-ı Rum, üyelerine şu telkinde bulunurlardı: “İşine, eşine, aşına sahip ol.” İşine sahip ol, bilgini becerini geliştir çalış ki yuvanın düzeni olsun. Eşine sahip ol ki, yuvasına bağlı olsun. Tasarruf et, savurgan olma ki aşın ocağın devamlı tütsün.”

 Türk örf ve adetlerinin, maddi ve manevi değerlerinin genç kuşaklara aktarımı konusunda Bacıyan-ı Rum teşkilatının etkisi büyüktür. Anadolu insanı ortaya koyduğu güçlü yapısıyla köklü bir medeniyet inşa etmiştir. Anadolu medeniyetinin inşasında kadınların ve Bacıyanların etkinliği, hiç şüphesiz yadsınamaz bir öneme sahiptir. İslamiyet’in kabul edilmesiyle beraber kadınlar yaşadığı toplum tarafından değer kazanmaya başlamıştır. Ancak, Türk kadınları, tarih boyunca toplumun her katmanında etkin bir rol oynamıştır.

 Aile yönetiminden devlet yönetimine kadar her alanda aktif görev almıştır. Tarihi Orta Asya’ya uzanan Türk kadını Anadolu’ya köklerini yansıtmış, geçmişten gelen aktif rolünü, İslam’dan aldığı güçle Anadolu’da “Bacıyan-ı Rum” adında dünyanın ilk kadın teşkilatını kurarak kurumsallaştırmıştır.

Derleyen: OYA KESKİN

90 533 318 23 70

oya.kayra96@hıtmail.com

Kaynak: http://www.sultanbeylieso.org.tr/ahilik/baciyan-i-rum